Yaratıcı yanınıza şans verin

17 Şubat 2018 tarihli TGC Bizim Gazete’de yayınlandı.

Bir saati aşkın süredir yaratıcılıktan, hikâyelerin dönüştüren etkisinden, bir sonraki hikayeciler olarak adım atacakları büyülü dünyadan söz ediyorum. Özetle atölye çalışmasında keşfedeceklerimizi anlatıyorum. Başka bir boyuttan gelmişim gibi dinliyor beni. Sözüm bitince telaşla atılıyor: “Peki bunları somut olarak iş süreçlerimizde nasıl kullanacağız?” Zihni bir süredir bu soruyla meşgul olduğu için anlattıklarımın büyük bölümünü dinlememiş. Bunun çalışmaya dahil olduğunu tekrarlıyorum. Ama dürüst olmak zorundayım, yeniden üzerine basa basa söylüyorum: Aslolan teknikler değil, hikayenin peşine düşme arzusudur. Yaratıcı süreçlerden keyif almaktır. Farklı bakmayı, farklı görmeyi istemek ve ardından gitmektir. Başıyla onaylıyor ve ‘checklist’ini kontrol ediyor. Bir an önce yüzmeyi öğrenmek istiyor, mümkünse suya girmeden. Onu anlayabiliyorum. Yaratıcılığa zerre kadar yer vermeyen bir eğitim sisteminden henüz çıkmış ve  hemen her şeye ihtiyaç duyduğunu ona dayatan bir sistemin içinde, önündeki on yılını şekillendirmeye çalışıyor… O en değerli on yılını… Hevesli ama yorgun… Daha da yorulacak çünkü aradığını baktığı listede bulamayacak. Sonra bugünlerde düzenleyeceği etkinlikten bahsediyor. İhtiyaç duyduğu konuda birkaç tüyo veriyorum, yüzü aydınlanıyor. “Bunu sen de yapabilirsin” diyorum “Ama önce o dünyanın içinde gezinmen, bunun için kendine vakit ayırman, hâlâ oyun oynamaya ihtiyaç duyduğunu kabullenmen ve içindeki yol göstericiye itibar etmen gerekiyor”.  Anladı sanki, gülümsüyor. Ama birkaç saate kalmaz unutacak. İş dünyasında yaratıcı dokunuşlara müthiş ihtiyaç var. Bu sebeple farklı isimlerle paketlenmiş sayısız yetişkin eğitimi veriliyor. Her birinde benzer şeyler anlatıldığı halde kimileri üzerine sertifikasını yapıştırmış. Bilgiyi azımsamıyorum ama sırf elinizde bir bardak tuttuğunuz için su içmeyi bekleyemezsiniz. Önce musluğu açmanız gerekiyor, öyle değil mi? Öte yandan eğer suyun başında çokça vakit geçiriyorsanız, bardaksız su içmenin yollarını da bulursunuz. Yaratıcılık nefes alıp vermek kadar önemli bir ihtiyaçtır aslında; olmadığı yerde insanlar depresiftir. İnsanoğlu üretmek ister fakat bir süredir pekçoğumuz birileri tarafından üretilip sertifikalandırılmış süreçleri yönetiyoruz. Görüldüğü üzere bu düzenin de sonu geldi. Farklı şeyler ortaya çıkarmak istiyorsanız, yapmaya çalışmadan önce aramaya odaklanın. İhtiyacınız her ne ise size gelecektir. Kurgu yazmanın uydurmak olmadığını keşfettiğimde çok şaşırmıştım. Eski tip radyoları hatırlayın: onlardan birinde kanal aramak gibiydi. Bir sürü cızırtı dinledikten sonra an gelip doğru frekansı bulduğunuzda hikaye size akmaya başlıyordu. Hayli hassas ve bol parazitli bir ortamda sürekli düğmeyle boğuşacağınızı da söylemeliyim. Yaratıcılık sabır ve azim istiyor. Sağ beyin faaliyetlerini de asla küçümsemeyin. Çoğunlukla hiçbir şeymiş gibi görünürler çünkü avucunuza aldığınız somut bir şey yoktur. Onların etkisi başka türlüdür. Bünyenizi şarj ederler. Daha zinde, daha mutlu ve tamam hissedersiniz. İşte o zaman checklist’leri doldurmak kesmez olur. Elinizde bir bardak olsun olmasın, ağzınızı kaynağa dayayıp doya doya içmek istersiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s