Anlam Arayışı

24 Mart 2018 tarihli TGC Bizim Gazete’de yayınlandı.

“Ne iş yapıyorsunuz sorusuna yanıt veremeyecek organizasyon yoktur. Her insan yaptığı işi tanımlayabilir. Bunların bazıları işin nasıl yapılması gerektiği konusunda da bilgi ve beceri sahibidir. Ancak yaptığı işi neden yaptığını bilenlerin sayısı çok ama çok azdır.” Simon Sinek’in Altın Halka adlı formülünü anlattığı TED konuşması, 2009 yılından bu yana dünya çapında 40 milyona yakın insana ilham verdi. “Neden?” sorusuna, pek çok kişinin vereceği yanıt: “Para kazanmak, kar etmek ya da geçinmek için” olacaktır kuşkusuz. Ama Sinek bu yanıtları en başından eliyor: “Kazanç sonuçtur, neden değil. Amacınızdan, inançlarınızdan bahsedin: Yani bu organizasyon neden var? Sabahları ne için kalkıyorsunuz yatağınızdan?” diye soruyor. Aslında bu soruya vereceğimiz yanıt sadece işimizle, uğraşımızla kurduğumuz bağlantıyı değil; aynı zamanda günümüzün, yaşamımızın nasıl geçtiğini de tarif eder. Siz her sabah hayatını idame ettirmek için yataktan kalkan bir para kazanma makinesi misiniz, yoksa inançları, hedefleri doğrultusunda önce kendi yaşamına, sonra da diğerlerine verecek bir armağanı olan inançlı bir insan mısınız? İnanç meselesi genellikle yok olma korkusuyla yapıştığımız değerlerle örtüşüyor günümüzde. Oysa inanç çok daha ağır başlı, olgun, anlayışlı ve yılmaz bir tabiata denk gelir. Bir hayalin, daha iyi bir yaşamın peşine düşen bir avuç insandır aslına bakarsanız milyonların yaşamını belirleyen. Ama bana kalırsa son yıllarda altın halka genişlemeye ve çok daha fazla insanı içine almaya başladı. Giderek yükselen anlam arayışı bunun en belirgin kanıtı. Yalnız yola çıkarken birkaç şeyin ayırdına varmalı: Hepimizin insanlığı sarsacak işler başarmamız gerekmiyor. Kendiniz ya da başkaları için kurtarıcı rolüne soyunmak da diğer bir başka kafa karışıklığı. Kimsenin kurtarılmaya ihtiyacı yok bu hayatta. Sadece ihtiyaç duyması halinde birine omuz vermek, armağanımızı gözüne sokmadan faydasına sunmak yeterli olacaktır. Büyük planda hepimiz deneyimlemeye geldiğimiz hayatı yaşıyor; ancak ve ancak deneyimlerimizle büyüyüp kendimizi bulabiliyoruz. Herkes öncelikle kendi halkasının sağlamlığından, temizliğinden ve bütünlüğünden sorumludur. Ve bunun büyük plana katkısı asla azımsanamaz. Kanımca cesaretimizi kıran şey yaşamlarımızı ve kazanımlarımızı birbiriyle kıyaslamak. Çünkü bu, ya kendimizi suçlayıp dövünmeye ya da içi boş bir hırs küpüne dönüşmeye sebep oluyor. Yaşamınızın herhangi bir alanında bir boşluk ya da kopukluk hissediyorsanız siz de en basit soruyla başlayabilirsiniz araştırmaya: Neden? Neden buradayım? Neden bu ilişkinin içindeyim? Neden bu işi yapıyorum? Bazen anlam sizin tarafınızdan görülmek ister, bazen de bulunmak keşfedilmek… Her koşulda bu arayışın peşine düşmek, kendi bütünlüğümüze erişebilmek için elzemdir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s