Arketip nedir?

Hayat yolunda uyanış, farkındalık ve dönüşüm için bir yolculuğa çıktık. Kahramanın Yolculuğu mono-mitinin izinden giderek kendi hikayemizi açığa çıkarmaya çalışıyoruz. Hikayelerdeki kahraman kendini tanımaya ve gelişmeye tutkulu olan insan ruhunun ta kendisidir. Her hikayede farklı bir kılığa bürünür. Gerçek hayatta da böyle değil mi? Her birimiz kendi hikayelerimizin baş kahramanıyız… 

Bu seride içimizdeki kahramanı tanımak için arketiplerden yararlanıyoruz. Arketipleri bilinçaltımızda yaşayan ve hayatımıza yön veren karakterler olarak düşünebilirsin. Yolculuk aracımız ise yazı olacak. Çünkü yazmak sihirlidir. Yazdıkça, hayatınız size kendini açıklar. 

Merhaba, 

Bu bölümde sadece kahramanın yolculuğu haritasına ve Arketip kavramına odaklanacağız. Bu bölümü yayınlamak için biraz geç kaldığımı biliyorum. Aslında her bölümün içinde yolculuk haritasına ve arketiplerin karşılığına kısaca değinmeye çalışıyorum. Fakat podcast’i takip edenlerden gelen yorumlar üzerine gördüm ki ayrı bir yerde ve ayrı bir paketin içinde duracak açıklamalar daha kullanışlı olacak.

Kahramanın Yolculuğu haritası araştırmacı ve yazar Joseph Cambell’ın ortaya çıkardığı bir hikaye haritasıdır. 

Campbell kültürlerin farklılıkları üzerine çalışan pek çok araştırmacının aksine, onları birleştiren şeylere odaklanmış. Ve pek çok kültürel mit ve dini hikaye üzerinde yaptığı incelemeler sonucunda tümünün aslında aynı hikayeyi anlattıklarını keşfetmiş. 

Campbell bu ortak hikayeyi mono-mit adı altında özetledi. 

Bu bir yolculuk döngüsüydü. Kahraman yaşadığı sıradan dünyanın içinde bir güçlükle karşılaşıyor ve bunun yarattığı haraketle ya da zorunlulukla bir yolculuğa çıkıyordu. 

Bu yolculuk esnasında düşmanlarını alt edip bir ödül ya da hazine ile evine dönen kahraman, kendi içinde de bir tamamlanma yaşıyordu. Yolda edindiği deneyimler kahramana cesaret, özgüven, farkındalık ve bilgelik gibi erdemleri de kazandırıyordu ki bunlar yolculuğun asıl hazineleriydi. 

Kahramanın Yolculuğu tüm dünyada büyük ilgi gördü. Çünkü Campbell tüm zamanların hikayelerini birbirine bağlayan ağı aydınlatarak, aslında insanın tamamlanma yolculuğunu anlatan bir harita çıkarmıştı. Çünkü kahramanın yolculuğu insanın öğrenme, deneyim kazanma ve büyüme serüveninin adeta bir iz düşümüydü. Bu modelleme psikolojik çalışmalara, edebiyata, film ve reklam sektörlerine ilham kaynağı oldu.

Benim bu harita ile çalışırken bakış açım şudur:

Her birimiz farklı bir senaryonun içinde yaşasak da yaşam yolculuğumuz özünde bir büyüme hikayesidir ve temel taşları aynıdır… 

Bunu evrenin lego seti gibi düşünebilirsiniz. Her birimiz aynı parçaları kullanarak farklı şekiller meydana getiriyoruz. 

Biz bu seri boyunca lego setindeki parçaları tek tek inceliyoruz. Bunu yaparken de kahramanın yolculuğu haritasını takip ediyoruz. Yani insanın gelişme ve büyüme döngüsünü gösteren haritayı. Bu haritanın görseline arzuzengin.com adresinden ulaşabilirsin. “Hikayeni Açığa Çıkarmaya Hazır mısın?” başlıklı bölümün görseli bu haritaydı. Ayrıca sesli dinlediğin bu bölümlerin yazılı metinlerini de bloğumda bulabilirsin. 

Yolculuğu dört ana bölüme ayırdım. İlk bölüm yolculuğa hazırlık aşamasını anlatıyor. Burada genelde hayatta zorlandığımız, tıkandığımız, takılıp kaldığımız ve tekrarlar yaşadığımız konuların ardındaki nedenleri bulabilirsin. 

İkinci aşama yolculuk aşamasıdır. Burası hayatının baş kahramanı ve var edeni olduğunu kabul eden bireylerin geçtiği aşamadır. Öğrenmek, gelişmek, keşfetmek, mücadelelerden sakınmamak ve bu mücadeleleri güçlenmek için birer fırsat olarak görmek, yolculuk aşamasının motifleridir. 

Fakat bilginin sorumluluğu vardır. Öğrendikçe hayat öğrendiklerinizi uygulayacağınızı var sayar ve sizi adeta bunlar üzerinden imtihan eder. Bu yüzden kendinin farkına varan, derinliklerini keşfetmek için harekete geçen her insan, aydınlık yönleri olduğu kadar karanlık yönlerinin de bulunduğunu görecektir.

Görmek de yeterli gelmez bunu kabul etmek ve kendi gölgenle el sıkışmak yolculuğu tamamlayabilmenin olmazsa olmaz koşuludur. Aksi takdirde insan kendi hayatının içinde sıkışıp kalır. Sürekli aynı tekrarları mı yaşıyorsun? Hep aynı tarzda adamları ya da kadınları mı kendine çekiyorsun? İş yerini değiştirdiğin halde yaşadığın sorunlar değişmiyor mu? Sokakta, arkadaş çevrende ya da ailende hep birbirine benzeyen güçlüklerle mi boğuşuyorsun? Lütfen çekinme, hemen hepimiz bir alanda aynı tekerleği çevirip duruyoruz. 

Bu çarkı kırmanın tek bir yolu var. Nedenini keşfetmek.  Ve nedenini de, bir tek gölgen anlatabilir sana. Gölge, kişiliğimizin karanlık yüzüdür. Bilmek, duymak, görmek istemediğimiz; ideallerimize uymayan, bizi utandıran, küçük düşüren tarafımızdır. Bu yüzden kendimizden kopartıp atmak isteriz onu, yok sayarız, üzerini örteriz, bazen de sürekli iyi şeyler yaparak ve dua ederek onu uzaklaştırdığımızı, kötülükten arındığımızı sanırız. Gölge ile yüzleşmek yolculuğun en güç aşamasıdır. Hatta hikayelerde mağranın en derin ve karanlık yeri olarak tasvir edilir. Eğer hayatında zor bir dönemden geçiyorsan cesur ol ve gölgenle yüzleş. Aksi takdirde hayat boyu benzer tekrarlar yaratarak sana kendini fark ettirmeye çalışacaktır. Yolculuk haritamızı Diriliş ve Eve Dönüş aşamaları ile tamamlayacağız.

Her aşamayı üç ya da dört arketip üzerinden inceliyoruz. Dolayısıyla her bir aşama için üç ya da dört bölüm çekiyorum.  Örneğin hazırlık arketiplerimiz Masum, İyi Çocuk ve Kurban’dı… Bundan sonda yolculuk başlayacak ve Rehber arketipi ile devam edeceğiz. 

Arketiplere gelince…

Onları bilinçaltında yaşayan ve hayatını etkileyen karakterler gibi düşünebilirsin demiştim. Arketipler belli davranış kalıplarını aktive eden sistemlerdir. Hikayelerdeki karakterlere ilham kaynağı oldukları gibi, her birimizin içinde yaşayan ve koşullar uygun olduğunda ortaya çıkıveren aktör ve aktrisler gibidirler. 

Örneğin anne arketipi kadın erkek her birimizin bilinçaltında yaşar ama bir kadın anne olduğu an arketip kontrolü tümüyle devralır ve kadının yaşamının her alanına sirayet eder. Ya da diyelim sokakta yaralı bir hayvan buldun ve iyileştirmek üzere onu alıp evine götürdün. O andan itibaren anne arketipi devreye girip seni her zamankinden daha duyarlı ve daha şefkatli yapacaktır. Ama bu durum seni aynı zamanda fazla korumacı, kontrolcü ve endişeli bir hale de taşıyabilir. Bunlar da arketipin gölge yanlarıdır. 

Arketip kavramı analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustave Jung ile birlikte anılır ama arketipler Jung’dan da insan bilincinden de eskidir.

İlk simge anlamına gelen arketiplerin bilinçdışında ne zaman belirdikleri metafizik alana girer. Onları soyut birer kavrayış olmaktan çıkarıp yeryüzüne indiren ise, insan deneyimidir. Sende bir karşılığı olduğu takdirde arketip devreye girer ve kişiliğini etkilemeye başlar. 

Her insanın deneyimi benzersiz olduğu için her birimizin arketiplerle etkileşimi farklı olacaktır. Bu yüzden arketipler sınırsızdır ve her arketipin sonsuz tezahürü vardır. 

Günümüzde arketiplere çok farklı alanlarda ve sektörlerde rastlayabilirsin. Örneğin reklamcılık sektöründe marka arketiplerinden yararlanılıyor. Bu modelleme bir ürünü karakterleştiriyor ve tüketicisiyle daha canlı bir ilişki kurmasına fayda sağlıyor. 

Bu seride karşılaşacağın arketipler içsel bir yolculukta karşılaşabileceklerin arasından yapılmış küçük bir seçkidir yalnızca. Ve şunun altını çizmek isterim biz bu seride arketipleri hikayeci gözüyle inceleyip, kendi yaşam hikayelerimizin içinde onların izlerini süreceğiz. 

İlk temas edeceğin arketip Kahraman olac ak ve yolculuk boyunca ilerlemen için sana  ivme katacak.  Çünkü Kahraman arketipi kişiliğini bir bütün olarak gerçekleştirmek için sürekli aşama kaydetmek ister. Kahraman öğrenmeye, maceraya, mücadeleye, yüzleşmeye ve değişime açıktır. Sen de kendini hayatının kahramanı olarak görmeye başlayarak ilk adımı atabilirsin. Gerisini arketiplere, hikayelere ve yazının büyülü gücüne bırak. 

Bundan on yıl kadar önce bu modelleme kendi hikayemi anlamlandırmamda çok yardımcı olmuş; çağrıyı kabul edip kendi yolculuğuma çıkmam için bana cesaret vermişti. 

Sen de içini dökerken yolculuğun hangi safhasında olabileceğini keşfetmek için bu ilham verici sistemden yararlanabilirsin. “İçindeki Kahramana Kulak Ver” podcast serisini bunun için hazırladım. Ayrıca arketiplerin sihirli diyebileceğim gücünü hayatına almak, içsel yolculuğunu hızlandıracaktır. .  

Sesli kayıtlarımı spotify ve itunes’ta “İçindeki Kahramana Kulak ver” adı altında podcast olarak bulabilirsin. Seriyi “Hayata Uyanış” adlı youtube kanalımda da yayınlıyorum. Ayrıca yazılı metinleri de arzuzengin.com adresinde bulabilirsin.

Peki neden böyle yapıyoruz, neden hikayelerle uğraşıp, karakterlerle arketiplerle oynayıp bunca zahmete giriyoruz diye sorabilirsin… 

Çünkü insan beyni böyle çalışıyor. Sistemimiz bu… Didaktik bilgiyi içselleştiremiyoruz.  Ancak deneyimlediklerimizi sindirip bünyemize katabiliyoruz. İşte o zaman bilgiyi kullanabilir hale geliyoruz. 

Hikayeler canlı deneyim yaratıyorlar. Oturduğunuz yerden sizi bir yolculuğa çıkarıyorlar. Bu sebeple bir hikaye anlatmak bilgiyi aktarmanın en eğlenceli ve en kolay yoludur. Çünkü insanlar bilginin kendisiyle değil, hikayeye sinmiş olan bilgelikle ilgilenirler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s