Ölüm ve Yeniden Doğum: Yokedici Arketipi

Üç aydır yolculuğun en karanlık yerinde Gölge'de takılıp kaldım. Sağolsun 2020 gümbür gümbür geldi de beni tekme tokat attı mağaradan. Biliyorum üzüntü verici olaylar yaşıyoruz ve bazı kardeşlerimizi bu değişim rüzgarında kaybediyoruz. Ama bugün hayattaysak tek bir seçeneğimiz var ayağa kalkıp devam etmek ve korkmak yerine bu enerjinin dönüştürücü etkisinden mümkün olduğunca yararlanmak. Yalnızca dünya sarsılmıyor fark ettiyseniz kişisel yaşamlarımızda da sarsıntılar yaşanıyor. Hem kişisel alışkanlıklarımızı hem de toplumsal alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekiyor. Yeni dönem bizden bunu talep ediyor. Bence doğum ve ölüm üzerine konuşmanın tam zamanıdır… Dünyada dirlik ve düzenin sırrı ölmeden ölmeyi öğrenmekten geçiyor. Bu bölümde yeniden doğuma dair pratik çözümler aktarmaya çalıştım size. Bende işe yaradı. Umarım size de şifa olur...

Değersizlik

Dün çok tuhaf bir şey oldu. Çok ama çook uzun bir aradan sonra ilk kez çocuk gibi ağladım. Evet, tıpkı oyuncağı elinden alınmış ve kendini mahrum, muhtaç, çaresiz hisseden bir çocuk gibi ağladım. “Neden?” dedim, “Niye yaptın bunu bana?” Ağlarken yine bir çocuk gibi otorite figürüme söyleniyorum bir yandan. Uzun zamandır emek verdiğim bir konuda olumsuz bir yanıt aldım. Mesele bu. Beni yakından tanıyanlarınız ne olduğunu tahmin edebilir. Ama bunun hikayemin ana fikriyle hiçbir ilgisi yok aslında. Bilakis karanlıkta kalmasında yarar var çünkü oraya hepiniz kendinizinkini koyabilirsiniz. Ben anlatmaya ihtiyacım olduğu için yazıyorum ama sanırım bu  hikâyede hepinize tanıdık gelen şeyler olacak.